Sağlık Bakanı açıklama yapıyor: ‘Başarımızın 3 sırrı var’ dedi ve açıkladı

flaş

 Sağlık Bakanı açıklama yapıyor: ‘Başarımızın 3 sırrı var’ dedi ve açıkladı

29.04.2020 - 17:40

Güncelleme : 29.04.2020 - 17:41

Haber Bizden – Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle: Koronavirüs Bilim Kurulu bugün saat 14.00’te video konferans yöntemiyle toplandı. Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca, toplantı sonrası basın açıklaması yapıyor. Tehdit giderek zayıflıyor. Dışarı çıkıp baharı yaşamıyoruz. Ama içimizde bir diriliş var. Başarı 83 milyon olarak hepimizin. Mücadelemiz henüz bitmedi.

Hepimiz çok iyi biliyoruz bu mücadelede düzen, dikkat, disiplin vazgeçilmezdir. Taviz vermezsek istediğimiz sonucu kısa sürede alabiliriz. Geride kalan günler kolay geçmedi. Hastalık korkusu ‘acaba bizi ilelebet esir mi alacak, salgında bir yakınımı kaybeder miyim’ diye endişe ettiniz. Bir yakınınızı kaybettiyseniz salgın günlerinin en büyük acısını yaşadınız. Bilin ki elimizden gelen her şeyi yaptık. Ramazan ayındayız. Ramazan’ı hiç alışık olmadığımız şekilde yaşıyoruz. Eskiden olduğu gibi aileler, dostlar bir araya gelemiyor. Fakat bu yılki Ramazan’ın benzersiz tarafı var. Hastalığa karşı her gün yeni iyi haberler alıyorsunuz.

<script data-ad-client="ca-pub-3823831140857869" async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>

Salgın tüm dünyada 210 ülkeye yayılmış ve hayatı değiştirmiştir. Geçen Aralık ayında işin bu noktalara varabileceği akıllardan geçmiyordu. İlk resmi beyan 31 Aralık tarihinde yapılmıştı. Türkiye sağduyusunda tam zamanında ortaya koydu, bakanlığımız 10 Ocak 2020’de acilen operasyon merkezi kurdu. Bu yeni hastalığa karşı bir rehber hazırlayıp yayınladık.

Riske karşı hareket planımız 11 Mart’tan tam 50 gün öncesine dayanmaktadır. DSÖ’nün rakamlarıyla özetlersek dünyada toplam 3 milyon 152 bini aşkın koronavirüs hastası bulunmaktadır. Hayatını kaybedenlerin sayısı dünyada 218 bini geçmiştir.

Ülkeler bazında iki güncel veri ise can kaybının 59 bini aştığı ABD’de dün 25 binden fazla yeni vaka açıklanmıştır. Sadece dün New York’ta 521 kişi hayatını kaybetmiştir. Dünyada halen kontrol edilemez bir güç olmaya devam eden Türkiye nasıl geriletti ve kontrol altına aldı. 83 milyon hep birlikte elde ettiğimiz başarının bazı nedenleri, stratejisi, kimi önemli detaylarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

<script data-ad-client="ca-pub-3823831140857869" async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js"></script>

Türkiye bu sınavdan yüzünün akıyla çıktı. Başarının tamamını özetleyecek olursak, tedbir, tespit, hızlı tedavi.

Bakanlığımız muhtemel riske karşı operasyon merkezini 10 Ocak’ta kurdu, aynı gün Bilim Kurulumuzu kurdu. DSÖ’nün hastalığı pandemi olarak ilan etmesinden tam 31 gün önce. Çin’deki ilk vakadan itibaren dünyadaki gelişmeleri izlemeye alıp yol haritamızı belirledik. Sağlık kurumlarımızı salgına hazırladık.

Yurt dışı girişine karşı uyguladığımız tedbirler hastalığın geç girmesini ve zaman kazanmayı sağladık. Kademe kademe uygulanan tedbirler sonuçlarda çok etkili oldu. Diyebilirim ki Türkiye bu sınavdan yüzünün akıyla çıktı. Başarının tamamını özetleyecek olursak; tedbir, tespit, hızlı tedavi…

Filyasyonun bugüne dek gösterdiğimiz başarıdaki rolü büyüktür. Her yeni hastanın temas çevresinde virüsün izini sürdük. Filyasyon dediğimiz yöntemle hastalığı taşıyan kişinin son iki günde herkese ulaşmaya çalışıp testlerini yaptık. Hastalığın onlardan başkasına geçmesine fırsat tanımadan izole ettik.

Hiçbir testi tesadüfen yapmadık. Testi hastalığın kişiden kişiye bulaşıp yayılmasını önlemek için kullandık. 83 milyonluk bir ülkede şüphelilere odaklandık. Hastayla temas olan kişilere odaklandık. Test sayımızı arttırdık. Şüphelilere odaklanmak yerine yaygın tarama yapan ülkeler istenen sonucu alamadı.

Biz filyasyonu çok büyük bir ağ kurarak gerçekleştirdik. Sahada görev yapan 5849 kişidir. Bu ekip hastaların temas zincirinde yer alan 468 bin 390 kişiyi tespit etmiştir. Bunların yaklaşık yüzde 99’una neredeyse tamamına ulaşılmış takipleri yapılmıştır. Bugüne kadar takipleri yapılan kişi sayısı 464 bin 434’dür. Hastalığın yayılmasını bu yolla önledik. Salgının tümüyle önlenmesinde izlenecek yol yine budur. Süreçte hastane ihtiyacımızı baştan planladık. Muhtemel yatak ve yoğun bakım ihtiyacını göz önünde tutarak özel, kamu, üniversite ayrımı yapmaksızın tüm hastanelerimizi birer pandemi hastanesi olarak görevlendirdik.

Acil olmayan hastalarımızı erteleyip hastane yataklarımızı pandemiye hazır hale getirdik. Sağlık altyapısının hazır hale getirilmesi bize kontrol gücü verdi. Koronavirüsle mücadelemizde temaslıları gözetim altında tutuyor, şikayeti olan kişilerin takibinde son derece titiz davranıyoruz.

Hiçbir vakayı hastanın durumu ağır değil düşüncesiyle eve göndermedik, göndermiyoruz. Türkiye hastalığın yayılmasına karşı elde ettiği başarının aynısını tedavide de göstermiştir. Hekimlerimizin gözlem ve tecrübeleri neticesinde uyguladığımız tedavi dünyanın birçok ülkesinden farklılık göstermiştir.

ÇİN’DEN GETİRİLEN İLAÇLARIN KULLANIMINI DEĞİŞTİREREK DAHA İYİ SONUÇ ALDIK

Covid-19 hastalığına yaklaşımda önemli değişikliklere gittik. Başarısı artık kanıtlanmış yöntem hekimlerimiz tarafından geliştirilen yöntem olmuştur. Tüm dünya için önemli için önemli değişikliklere gittik. Bakanlığımız alınan sonuçlara göre tedavi yaklaşımını daha iyi hale getirdi. Çin’den temin ettiğimiz antiviral ilaçların bilinen kullanımını değiştirerek daha iyi sonuçlar aldık.

Dünyada tıbbın bildiği ilaçların kullanım şekillerini değiştirerek bambaşka sonuçlar aldık. Kullanımların salgınla mücadelede tüm ülkede yaygınlaşmasını umuyoruz. Doğrudan virüse etkili bir ilaç henüz geliştirilmiş değil. Ancak adı geçen ilaçlar virüsün etkisini azaltacak özellik taşımaktadır. Bu ilaçların başında sıtma ilacını önceden temin edip, stoklamıştık. Türkiye olarak bu ilaçlardan özellikle devamında da Çin dahil olmak üzere getirdiğimiz antiviral ilaçları tedavide kullanır olmuştuk.

Çin’den getirdiğimiz antiviral ilaç ise Çin’de olduğu gibi sonuç almadığımızı gördük. Sonuçta bu ilacın kullanımını farklılaştırmış olduk. Yoğun bakım öncesi hastalara kullanmaya başlayarak sonuç aldığımızı gördük. Tedavi konusunda dünyada bir farkımız daha var. Biz tedaviyi belirti gösteren hemen herkese mümkün olan en erken aşamada uyguluyoruz.

Tüm vakalarda tedaviye erken başlamanın sonucu olarak hastalarımızda zatüreeye gidiş oranı azalmış bulunmaktadır. Yüzde 15’e düşmüştük. Bu durum yoğun bakım ihtiyacımızda da azalmaya yol açmıştır. Hekimlerimiz için gurur kaynağı olacak bir diğer konu da yoğun bakım hastaların ventilatöre erken bağlanması yönünde iken hastalarımıza ventilatörü ileri aşamada bağlıyoruz. Yoğun bakım hastalarımızı erken aşamada artık entübe etmiyoruz. Bunun hastalığın seyrini önemli oranda değiştirdiğini görüyoruz.

Yoğun bakımdaki hastaların ölüm oranı yüzde 58’ten yüzde 10’a düştü.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.