‘Moralimiz bozuk’ diyen gardiyanlar mahkumları dövdü

'Moralimiz bozuk' diyen gardiyanlar mahkumları dövdü

 ‘Moralimiz bozuk’ diyen gardiyanlar mahkumları dövdü

11.04.2020 - 20:57

Güncelleme : 11.04.2020 - 21:46

Adana Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu Başkanı Avukat Tugay Bek, Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki işkence iddialarına dair dün tutuklularla görüşüp, yaşadıkları hak ihlallerini raporlaştırdı. Raporda, Fatih Özgür Aydın, Umut Gündüz Altun, Fikret Kara ve Sezai Demirtaş isimli tutuklularla kapalı görüşme gerçekleştirdiklerini ve tutukluların koronavirüs (Kovid-19) ila 4 Nisan’da 288’inci gününde yaşamını yitiren Grup Yorum üyesi Helin Bölek için yapılan eylemde gardiyanların saldırısına uğradıkları aktarıldı.

Tutukluların yaptığı protesto eylemine dair cezaevi idaresinin disiplin soruşturması başlattığını aktaran Bek, şöyle aktardı: “İnfaz koruma memurları, protestonun gerçekleştiği odaya geldiğinde mahpuslar hiç bir mukavemete bulunmamışlar. Buna rağmen infaz koruma memurları doğrudan doğruya cezalandırma kastı ile hareket edip işkenceye varan kötü muamelede bulunmuşlar. Mahpusların vücutlarında gözlemlediğimiz darp izleri, anlatımları doğrular niteliktedir. Mahpuslar, daha öncece infaz koruma memurlarının kötü muamelesine maruz kaldıklarını şikayetlerinden bir sonuç çıkmadığını ifade ettiler.

Nasıl olsa cezalandırılmayız rahatlığı ile mahpuslara karşı memurlar hukukun dışında çıkabiliyor. Yaşanan bu olayların bir kısmı güvenlik kameraları önünde gerçekleştiği gibi. Müdahale sırasında memurlar tarafından da el kamerası ile çekim yapılmıştır. Tüm bu görüntü kayıtlarının cumhuriyet savcılığı tarafından incelenmesi ve sorumlu memurların cezalandırılması gerekmektedir.”

Cezaevinde koranavirüs tedbirlerinin de göstermelik bir şekilde uygulandığına işaret eden Bek, “Mahpuslara verilen eldiven ve maskelerde sınırlama olması kabul edilebilir bir durum değildir. Dezenfektan malzemelerin mahpuslara ücretsiz olarak temin edilmesi gerekir. Mahpusların bağışıklık sistemini güçlendirmek için ek gıda yardımında bulunulması zaruridir. Cumhuriyet savcılığının yanı sıra mahpusların dilekçe verdiği TBMM İnsan Hakları Komisyonunun da işkence suçunun takipçisi olması gerekmektedir” dedi.

4 Nisan’da koğuş havalandırmasına “Helin Bölek ölümsüzdür” yazısı yazılıp, gazetelerle ateş yakarak, Grup Yorum türkülerini söylediklerini, kapıya vurduklarını ve kapının kırıldığını aktaran Fatih Özgür Aydın adlı tutuklu, biri başgardiyan olmak üzere 12 gardiyanın koğuşlarına geldiğini, ellerindeki kameralarla kırılan kapıyı ve ateşi kayda aldıklarını anlattı. Aydın, rapora yansıyan ifadeleri şöyle:

“Ateşi söndürdükten sonra bizi yere yatırdılar. Baş memur, ‘sizin bu yaptığınız alçaklıktır, şerefsizliktir’ dedi. Bir arkadaşımız da bu sözleri kendisine iade etti. Ardından bize saldırmaya başladılar. Ayak, el ve kollarımıza basıyorlardı. Bu olaylar olurken üst kattaki yatakhane bölümünde olan Sezai Demirtaş(69) aşağıya indirildi. Ona da tekme ile vurdular. Sezai Demirtaş, yaşlı, kalp, tansiyon ve KOAH hastasıydı. Memurlar bu durumdan haberdardı.

Bir kısım memurlar ona vurmayın o hasta demiş olmasına rağmen baş memur, ‘slogan atmasını biliyor ama’ diyerek karnına tekme attı. Yaşlı ve hasta olan Sezai Demirtaş’ın bu olay ile bir ilgisi yoktu. Ben daha önce Silivri Cezaevi’nden getirildiğimde Adan F Tipi girişinde darp edilmiş ve kollarım sakatlanmıştı. Daha sonraki süreçte de defalarca infaz koruma memurları tarafından darp edildiğim için kollarım tam olarak kullanamıyorum.

Bu durum memurlar tarafından da çok iyi bilinmektedir. Darp sırasında bir memur, ‘onun kolunu kıvırma kolunda sakatlık var’ diye uyardığında kolumu tutan memur çok daha fazla kolumu büktü. Yerde yatırıldığım esnada alnımı zemine vurdular. Sıra ile koridora çıkardılar. Bizi odamızın olduğu C Bloktan, B Bloğa götürdüler. Götürürken kollarımı büktüler, koltuk altımdan göğsümü sert bir şekilde sıktılar. Beni bir hücreye götürüp attıklarında, ‘bunun hesabını vereceksiniz,’ dedim. Bana bu şekilde işkence yapan memur geri dönüp suratıma yumruk attı…

Bizi döven memurlar bundan sonra siz görürsünüz diye tehditte bulundu. 15 gündür cezaevinde kalan evlerine gidemeyen infaz koruma memurları ‘psikolojimiz bozuk’ şeklinde işkence yapmaya bahane üretiyorlar. 2-3 saat kapı yapılmasını bekledikten sonra tekrar odamıza götürdüler. Sonrasında derhal soruşturma açıldı. Bizde memurlar hakkında suç duyurusunda bulunduk.”

Kendilerini darp eden gardiyanların, “Devletin gücünü gördünüz mü?” dediğini aktaran Umut Gündüz Altun adlı tutuklu, ise şunları dile getirdi: “Siyasi mahkumlar, çeşitli konularda kapılara vurarak protesto yapmaktalar. İnfaz koruma memurları kapılara vurmayalım diye bu tür durumlarda özellikle kolumuzu sakatlamaya çalışıyor. Bize yapılan işkenceye diğer odalarda kalanlar tepki gösterip oda kapılarına vurduğunda memurlar odalarına girip darp etmiş.

Bir ay içinde sadece iki eldiven verildi. Maskeyi ve eldiveni atmayın diyorlar. Eldiveni yıkayıp tekrar kullanıyoruz. Haftada iki defa telefon görüşüne çıkıyoruz. Eldiven ve maske yoksa çıkarmıyorlar. Cezaevinde eldiven yalnızca mahpuslar için değil infaz koruma memurlarına da sınırlı veriliyor. Akşamları memurların elindeki eldivenlerin parçalanmış olduğunu görüyoruz. Bir ay içinde iki defa bir çay bardağının yarısı kadar sulandırılmış çamaşır suyu verdiler. 25 mili gram da sıvı sabun verdiler. İki defa oda da dezenfektan sıktılar. Yatakhane bölümün olduğu üst kata hiç çıkılmadan alt kata 5- 10 saniye dezenfektan sıkıp gittiler.”

Hasta tutuklu 68 yaşındaki Sezai Demirtaş, gardiyanların kendisinin hasta olmasına rağmen darp ettiğini belirtti. Demirtaş, ifadeleri şöyle: “68 yaşındayım. Yüksek tansiyon, kalp ve KOAH hastasıyım. Oda Arkadaşlarımın havalandırmada yaptığı protesto sırasında ben üst kattaki yatakhane bölümündeydim. İnfaz koruma memurları yatakhaneye çıkıp beni aşağı indirdiler.

Aşağıda arkadaşlarımı yere yatırıp dövdüklerini gördüm. ‘İnsanlık onuru işkenceyi yenecek’ diye slogan attım. ‘Hastasın ama slogan atıyorsun’ diyerek karnıma tekme ile vurdular. Tansiyonum 21’e çıktığı için dilaltı hapı verdiler. Normalde dörtte bir kullandığım hapın tamamını içmek durumunda kaldım. Kolumu büktüler. Dört gündür aynı maskeyi kullanıyorum. Bu hususta oda arkadaşlarımın anlattıkları aynen doğrudur.”

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.