CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AİHM’in kararını hatırlatarak Demirtaş ve Kavala’nın tahliye olması gerektiğini söyledi.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, TELE 1 canlı yayınında Enver Aysever’in sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararını hatırlatarak HDP Eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve iş insanı Osman Kavala’nın tahliye olması gerektiğini söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle:

“Altı siyasi lider hep beraber demokrasi konusunda uzlaştık. Sorun parti sorunu olmaktan çıktı, sorun Türkiye sorunu. Türkiye’ye demokrasiyi mutlaka getirmeliyiz. İnsanların özgürce yazabildikleri, hızla kalkınan bir Türkiye. Millet masası bu ülkeye demokrasiyi mutlaka getirecektir. Türkiye’ye huzur gelmesi lazım. Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz.

“HDP’ye şeytan muamelesi yapılıyor”

HDP’ye şeytan muamelesi yapılıyor. Biz arka kapı diplomasisi değiliz diyorlar. Helalleşme sürecinde siz Meral Hanıma deseniz, Meral Hanım işte HDP burada. Gelin helalleşmeye buradan başlayalım. Meral Hanımın da buna hayır diyeceğiniz sanmıyorum. Kucaklaşan bir Türkiye için bu radikal bir adım olmaz mı?

Gerçekten akıl yok bunlarda. Acaba Kılıçdaroğlu’nu nasıl sıkıştırabiliriz diye düşünüyorlar. Ya, FETÖ ile kucak kucağa yatan sizdiniz, aynı tel üzerinde cambazlık yapan sizdiniz, her türlü rezaleti yapan sizdiniz, suçlanan Kılıçdaroğlu oluyor.

“KHK’lıları ve Barış Akademiyeleri’ni geri getireceğiz”

Daha önce defalarca söyledim, KHK ile Barış Akademisyenleri atıldı, onları geri getireceğiz. KHK ile atılan bir kişi soruşturma izni verilmediyse, savcı bir şey yok diyorsa, onu işe geri alacağız. KHK ile atmışsınız, mahkemeye gitmiş, beraat etmiş, AYM’ye gitmiş beraat etmiş. Neden başlatmıyorsun, biz başlatacağız.

Şu an tam bir talan ekonomisi var, talan ülkesi adeta. Her gelen bir şeyleri çalmaya, götürmeye çalışıyor. Ve götürüyorlar da. Sedat Peker bunu aydınlığa çıkardı, yer, zaman, saat veriyor.

Talan o kadar yaygınlaştı ve kirlenme o kadar önemli boyutlara ulaştı ki bu yargıya da sıçradı. Zaten devleti yönetenler baştan aşağı zaten kirli, içlerindeki bir kaç düzgün insan ya ayrıldı ya bir kenarda bekliyor. Ancak en tepede oturan hiç rahatsız olmuyor, keyfi yerinde.

“Ucu saraya dokunuyor”

Sedat Peker konuşmasın diye önlem almaya çalışıyor. Kendi çevresindeki adamlar zaten malı götürüyor, neden istifa ediyorlar, korkudan. İstifanın sebebini biliyorum, ucu saraya dayanıyor.

“Demirtaş ve Kavala’nın çıkması lazım”

Siyasi davalardan haksızlığa uğrayan her kişi için adalet tecelli edecek. Selahattin Demirtaş çıkacak, Osman Kavala’nın da çıkması lazım. AİHM kararı var.

“Tüm kaçakçılarla fotoğrafı çıkıyor. Ne denir ona, Fotoroman Süleyman”

Yeni bir anayasaya ihtiyacımız var diyor. Otoriter yapıyı savunanlarla anayasa masasına oturulmaz. Yemek için bile masaya oturulmaz, sizin önünüzdeki yemeği de yer. Devleti yönetenin aç gözlü olmaması lazım. 

Türkiye bir uyuşturucu batağı içinde. Buradan bütün milletime söz veriyorum. O uyuşturucu baronlarının da kaçacak yeri olmayacak. Hepsini yakalayacağım. Tüm kaçakçılarla fotoğrafı çıkıyor. Ne denir ona, Fotoroman Süleyman.

Kibir delisi bunlar. Oturduğu koltukta herkesi küçük görmeye başladılar. Devlet böyle yönetilmez. Bunlar nerede devlet yönetimi nerede. Bunlar devlet nasıl soyulur bu konuda kimse bunların eline su dökemez.” KAYNAK RUDAW