İstanbul’da İstiklal Caddesi’nde 6 kişinin ölümüne, 81 kişinin yaralanmasına neden olan bombalı saldırıyı gerçekleştiren Ahlam Albashir’in ifadesi Emniyet Genel Müdrülüğü tarafından alınıp kamuoyu ile paylaşıldı.

DHA’nın aktardığı habere göre, Münbiç’teyken ‘Hacı’ kod adlı kişi tarafından önce Cerablus’a gitmek üzere görevlendirildiğini ancak bu görevi kabul etmediğini bunun üzerine Türkiye görevi verildiğini anlatan Albashır’ın şunları söylediği belirtildi:

“Hacı, 2022 Temmuz ayında bana Cerablus’a gitmem için görev verdi. Ben o görevi kabul etmedim. Sonra bölgenin zenginlerinden biri olan aynı zamanda YPG’nin sözde İstihbarat biriminden olduğunu öğrendiğim Hasan diye biri bana geldi ve Hacı seni yanına çağırıyor sana çok önemli bir görev verecek dedi. Ben de Hasan’la birlikte Hacı’nın yanına gittim.

Hacı bana ‘Madem Cerablus’a gitmiyorsun o zaman Bilal’le birlikte Türkiye’ye gideceksin’ dedi. Ben de Türkiye’ye gelmeyi kabul ettim. Hacı bize 400 lira para ve 2 tane telefon verdi. Giriş için bütün ayarlamaları yaptıklarını söyledi. Sonra İdlib’te Bilal’le buluştuk.

Bilal’i ilk defa İdlib’te gördüm. 27 Temmuz’da Hatay’a geldim. Oradan da Doblo tarzı bir araçla İstanbul’a geldim. Bilal bana Türklerden nefret ettiğini söyledi. Bilal’in telefonuna bir konum geldi. Araç şoförü diğerlerini indirdi beni ve Bilal’i de konumdaki adrese Ferhat Habeş isimli adamın evine götürdü.”

“Keşif için 2 kere Taksim’e geldim”

İstanbul’a geldikten sonra Ferhat Habeş’e ait atölyede çalışmaya başladıklarını, bu süreçte Bilal’in hiç dışarı çıkmadığını kendisinin de saldırıdan önce 2 kere Yasir K. ile birlikte keşif yapmak için Taksim’e gittiğini belirten Albashır’ın, şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:

“O süreçte hiç gezmedim. Bilal de hiç dışarı çıkmadı. Son bir ay içerisinde 2 kere Taksim’e geldim keşif yapmak için. En son saldırıdan 11 gün önce gittim Taksim’e. Her seferinde Yasir isimli kişi götürdü beni. Pazar günü öğleden sonra Bilal, Yasir ve ben birlikte yola çıktık. Taksim’e geldik. Bilal bana kahverengi çantayla beyaz poşeti almamı söyledi. ‘İşim var sen git ben geleceğim’ dedi. Sonra ben aldım onları yürüdüm. Oturduğum yere geldim. 40 dakika orada oturdum.

Sonra çantaları bırakıp abiye kıyafetlerin olduğu bir mağazaya gittim. Fakat tam o sırada Hacı bana fotoğraf ve video gönderdi. Videoyu izlediğimde benim bankta oturduğum anların fotoğraflarını gördüm. Korkuya kapıldım ve aynı banka geri döndüm. Sonra Hacı beni aradı, ‘Çantaları bırak ve oradan uzaklaş’ dedi. Ben kalkıp uzaklaşmaya başladım sonra da patlama meydana geldi.

“Uyuşturucu sandım”

Elledim çantayı içindeki yumuşak bir şeydi, üstte cips falan vardı. Altında yumuşak bir şey vardı. Uyuşturucu sandım.

Bıraktım. Gitmeye başladım. Parfüm bakıyordum, o arada patlama oldu, parfümü de bıraktım kaçtım. Taksiye bindim, taksici telefonda ne olduğunu gösterince anladım. Esenler’e atölyeye gittim.”

Öte yandan Albashır’ın, “Fotoğraflarımı çekip Hacı’ya gönderdiler” ifadesi üzerine çevredeki güvenlik kameralarını inceleyen polis, iddia edildiği gibi kimsenin Albashır’in fotoğraflarını çekmediğini belirledi. Bunun üzerine Albashır’ın, “Korktuğum için yaptım süsü vermek için böyle bir ifade kullandım” dediği belirtildi.

Öte yandan gözaltına alınan 49 kişi bugün Çağlayan Adliyesinde Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu’nda görevlendirilen 29 savcı tarafından ifadeleri alındı.

İfadelerinin ardından 49 kişinin  2’inci Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmesi bekleniyor.