Bilgen’den HDP’nin başına geçmenizi Selahattin Demirtaş’mı engelledi. sorusuna yanıt

....

 Bilgen’den HDP’nin başına geçmenizi Selahattin Demirtaş’mı engelledi. sorusuna yanıt

27.01.2021 - 19:25

Güncelleme : 27.01.2021 - 19:25

Eski Kars Belediye Başkanı HDP’li Ayhan Bilgen cezaevinde yaptığı açıklamalarda partisine yönelik eleştirilerde bulunmuştu. Yeni bir parti kuracağı konuşulan Bilgen Sözcü gazetesinden Aytunç Erkin’e konuştu. 

Bilgen kendisini  siyasi olarak “Hak temelli siyaseti her şeyin üzerinde gören ve ‘Anadoluculukta’ bir ortak payda inşa etmeyi önemseyen noktadayız. Alevi felsefesinin Orta Çağ Anadolusuna taşıdığı dayanışma, barış ve kardeşlik mesajının önümüzdeki kutuplaşmayı da aşabilecek bir felsefi miras sunduğuna inanıyorum. Nurettin Topçu’nun isyan ahlâkındaki Sufi, yerli ve devrimci duruşunu sentezleyebileceğimize inanıyorum” diye tanıladığını söyledi.  Bilgen sosyal medya hesabından yaptığı “Türkiye’de yeni bir fikir ve tarza ihtiyaç var.

Bunun düşünsel ve toplumsal zeminini oluşturmak gerekiyor. Bunun yeni bir siyasi partiye dönüşme ihtimali, göreceği ilgi ve imkanlarla ilgilidir” açıklamaya ilişkin de şunları söyledi: Türkiye sorunlarını dış baskılarla değil, iç dinamik ve dengelerle çözmesi her zamankinden daha zorunlu hale geldiği bir döneme giriyoruz. Soğuk Savaş döneminin konjonktürel ve pragmatik özgürlük söylemi yerine Anadolu hafızasındaki dayanışmacı eşitlik anlayışı ile yeni bir paradigma geliştirmemiz gerekiyor. Bunun fikri çerçevesine toplumsal zeminlerde tartışarak Türkiye’nin ihtiyaç ve yol haritasını birlikte geliştireceğiz. Bunu bir platforma ya da hareket mi yoksa bir partiye mi dönüşmesi gerektiği toplumsal karşılığı ile şekillenecektir. Suriye’de yaşanacak muhtemel gelişmelerin Türkiye’de yaşayan Kürtleri de Türkleri de rehin almasına izin vermemeliyiz. Bilgen sözkonusu ifadelere karşı HDP cephesinden yapılan “Temennimiz odur ki Bilgen’in ifade ettiği fikirler bu iktidara payanda olmasın ve iktidar tarafından kullanılmasın…” açıklamasını da “Ben ihtiyacı ve siyasetteki tıkanmayı aşmayı öncelikli görüyorum. Siyasetteki sorun, iktidarla muhalefet ardındaki kısır çekişmenin bedelini tüm ülkenin ödemesidir. Yeni bir muhalefet tarzı siyasette iktidar olmadan da değişimin önünü açabilir” diyerek yanıtladı. 

Demirtaş yanıtı Bilgen, “İddia şuydu: Sizin HDP’nin başkanlığına geçmenizi Selahattin Demirtaş engelledi. Demirtaş neden karşı çıkmış olabilir?” sorusunu ise şu şekilde cevapladı: Sorunun muhattabı Selahattin Demirtaş olmakla birlikte Türkiye siyasetindeki lider merkezli siyasetin psikolojik etkisinin belirleyici olduğu kanaatindeyim. Liderlik konusunun Max Weber’in karizma tarifiyle değil, toplumsal siyaset penceresinden ele almayı önemsiyorum. Kişilere endeksli siyasi beklenti ve planlamaların partileri felç ettiğini, toplumu pasifize ettiğini ve kurtarıcı bekleyen bir yere ittiğini düşünüyorum. Kobani iddianamesinde adı geçen 108 kişden biri olan Bilgen, gazeteci Erkin’in “Kobani (Ayn el Arap) olayları… Siz o gün, 6 Ekim’de HDP MYK toplantısında katıldınız mı? Toplantıda MYK tarafından “Halklarımızı sokağa çıkmaya ve sokağa çıkmış olanlara destek vermeye çağırıyoruz”  denilmişti” sorusuna toplantıya katılmadığını belirterek cevap verdi. Bilgen yanıtında “Halkın sokaktan çekilmesini sağlayan irade sokağa çıkmasını sağlayan iradeyi de belirler.

HDP’ye yüklenen rol de abartılıdır” dedi. Bilgen “Kürt siyasi hareketinin Kandil’den kopması zor mu ya da nasıl kopar?” sorusunu da şu ifadelerle yanıtladı: Önce silahlı hareketin başladığı sonra legal siyasi arayışların geliştiği ortamlarda bu tabloyu yönetmek kolay değildir. İrlanda’daki durumun tam tersi Türkiye için geçerlidir. Legal siyaset edilgen pozisyon alıp sorumluluktan kaçınmak yerine kendi işine odaklanıp toplumsal hassasiyet ve beklentilere göre yeniden yapılanmalıdır. 

“İktidardan teklif gelmedi” Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ya da AK Parti’den kendisine bir teklif olup olmadığı sorusuna Bilgen “Bana ulaşan herhangi bir teklif yoktur. Ben siyasal ilkeler ve programlar üzerinden yaklaşırım. Kim sorusundan önce nasıl sorusunun cevabına odaklanmadığımız için bugün siyaset kişisel karizma ve hesaplaşmanın arenasına dönmüştür” diyerek yanıtladı. Siyasal İslam değerlendirmesi Erkin’in “Siyasal İslam’ın geldiği yeri nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna ise Bilgen şu yanıtı verdi: Teopolitik, zor zamanların kurtuluş simidi gibi görülse de insanlığın deneyimi göz ardı edilmemelidir. Kiliseyle ilgili Avrupa’da yaşanan süreç tüm insanlık için büyük kazanımlar ortaya çıkarmıştır. Hilafetin bir savunma aracı olarak Osmanlı’nın dağılma döneminde gündeme alınması işgal ve sömürgeye karşı direniş bayrağı hesabını yaptırmıştır. Bugün… Ortadoğu’da dini siyasetle araçsallaştırmak sadece çatışma ve geriye gidişe hizmet eder. Bir ahlak öğretisi olmadan din sadece din savaşlarının aracı olur.

YORUMLAR

Bir Cevap Yazın