Bahçeli’den yeni HDP açıklaması – haberbizden

Bahçeli’den yeni HDP açıklaması

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli’nin gündeminde Gelecek Partisi ve gazetecilere yönelik saldırılar vardı.Bahçeli, MHP’nin şiddet yanlısı bir parti olmadığını öne sürdü ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğluna yüklendi. Bahçeli, Davutoğlu hakkında, “Koalisyon hükümeti kurduğunda bize geldiğinde söylediklerini açıklasaydık insan içine çıkacak hali kalmazdı. Kimlere tefrişatçılığı yaptığı malumdur” şekilnde konuşurken. parlamenter sisteme dönüş isteyen CHP ve İYİ Parti’yi, Rus muhalif Aleksey Navalny’nin serbest bırakılması için yapılan gösterilerin benzerini hazırlamakla suçladı. Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin eylemlerini ‘prova’ olarak niteledi. Bahçeli’nin açıklamalarına göre MHP, HDP’nin kapatılması konusundaki ısrarını sürdürüyor.

Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Bizim siyasetimiz hasbidir, hadimdir, hakidir. Hakkın izinde hakikiatın izindedir. Bizi arayan çıkar lobilerinde, çorak ortamlar değil, Türk milletinin bizatihi varlığında bulacaktır. Sevdamız millet, sesimiz devlettir. Geldiğimiz yer belli, varacağımız yer bellidir.

3-5 kendini bilmezin karalamasıyla yolumuzdan dönecek değiliz. Açığımız yok ki korkularımız öne çıksın. Biz onun bunun ne dediğine bakmıyoruz. MHP’yi şiddet yanlısı göstermek ayıplı ve ahlaksız bir suçlamadır. Yumuşak başlıysak uysal koyun değiliz.

Bizi arayan çıkar lobilerinde, çürük mahfillerde değil, Türk milletinin varlığında bulacaktır. Geldiğimiz yer belli varacağımız yer bellidir. Soyumuz belli, tuttuğumuz bayrak bellidir. 3-5 kendini bilmezin, 5-10 densiziniz karalamasıyla yolumuzdan dönecek değiliz. Biz onun bunun ne dediğine bakmıyoruz, tarih ne diyor, ecdat ne diyor ona bakıyoruz. Kem gözler, kötü sözler, ölü özler boşuna heveslenmesin. Surumuzda gedik açtırmayacağız. ‘Açacağız’ diyen varsa alnını karışlarız. Karanlık emellerini bizim üzerimizden ibra etmek üzere emre amade şekilde bekleşenler kadar alık, kutupta deve kervanı bekleyenler kadar ahmaklardır.

‘TARAF OLMADIĞIMIZ SALDIRININ FAİLİ OLARAK GÖSTERİLMEK UCUZ BİR PROVOKASYONDUR’

Hep aynı ilkellikler, bayatlamış suçlamalar tekraren tedavüle sokulmuştur. Sokak diline saplanıp kaldığı ayıplı ve ahlaksız suçlamadır. Partimizi kavga ve karışıklıkla bir gösterme çabası hayasız bir tuzaktır. Biz bu tuzağa düşmeyiz, kara kampanyalara asla teslim olmayız. Bir kum torbası değiliz. Çakallık yapana bozkurt gibi dikiliriz. Ülkemize ve ülkülerimize kefen biçen olursa o kefeni başlarına geçiririz.

Bazı gazeteci ve siyasilere yönelik saldırılarda MHP ile bağ kurmak zorlama bir isnattır. Gözümüzü daldan, budaktan esirgemeyiz. Taraf olmadığımız saldırının faili olarak gösterilmek ucuz bir provokasyondur. Biz bu taktiklerin arka planını, masa başında yapılan kanlı planları 12 Eylül’den beri tanırız. Hiç kimse şiddet ihalesini üzerimize yıkmaya çalışmasın. Tavsiyem odur ki suç ve suçluyu uzaklarda araştırmasınlar. Sicili kabarık birisinin kavga anını kayda aldırması ve masumiyet pozuna bürünmesi bilindik bir numaradır. Film setlerindeki bu numara eskimiştir, alıcısı da kalmamıştır.

‘BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ’NDEKİ EYLEMLER BİZE GÖRE PROVA NİYETİNDEDİR’

Serok Ahmet’in telaşla harekete geçmesi, bu şahsın sözde gazetenin istismarla yoğrulmuş haberleri, malum saldırıların gerçekleşme zamanı dikkatle analiz edilmesi gereken bir durumdur. Ülkücüleri suçlu göstermek, Cumhur İttifakı’nda sorun varmış gibi göstermek, toplumsal hassasiyetle uğraşmak, zillete verilmiş yeni bir emiridir. CHP ve İP’in parlamenter sistem arayışında son haline gelmesi, Rusya’daki benzer bir krizin gösterilmesi tehlikeli sinyaller arasındadır. Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemler bize göre prova niyetindedir. Sokak hareketi çıkarmak için çırpınan işbirlikçilerin varlığı bilinen bir gerçektir.

‘SÖYLEDİKLERİNİ AÇIKLASAYDIK İNSAN İÇİNE ÇIKACAK HALİ KALMAZDI’

MHP ve Cumhur İttifakı’nın neden hedefe konulduğu ortadadır. Serok’un konuşmaya ne hakkı ne haddi vardır. Biz onun namertliğini iyi biliriz. Koalisyon hükümeti kurduğunda bize geldiğinde söylediklerini açıklasaydık insan içine çıkacak hali kalmazdı. Kimlere tefrişatçılığı yaptığı malumdur. Serok Ahmet yalancıdır, yandan çarklıdır. İP’in başkanı yalan maskesini takalı çok olmuştur.

‘HDP’NİN ÖN KAPISINDAN GİREN, ARKA KAPISINDA KANDİL’E ÇIKMAKTADIR’

CHP Genel Başkanı şiddetten rahatsızsa, İP’in başındaki kişi şiddetle arasına mesafe koyduysa teröriste terörist demesini öğrenmelidir. HDP ile ittifak kuranların, Demirtaş’a güzelleme yapan gafillerin terörden rahatsızlıkları garip bir çelişkidir. HDP Esenyurt’taki görüntüler malumun ifşasıdır. HDP bir siyasi parti dışında ne varsa odur. Ön kapısından giren, arka kapısında Kandil’e çıkmaktadır. Hangi ülkede böylesine bir kepazelik vardır? Bu demokrasi midir? YPG’nin afişlerini asmak, bebek katilinin posterlerini taşımak insan haklarının evrensel prensiplerinin neresinde yazılıdır? HDP’yi savunmak, Türkiye’nin egemenlik haklarını yok saymaktır. Asil demokrasi düşmanı, asil insanlık düşmanı, Mehmetlerimize kurşun sıkanlarla kol kola girenlerdir. HDP demek, PKK demektir. HDP demek ihanet demektir. HDP demek bebeklerimize ölüm demektir.

6-8 Ekim olayları hakkında hazırlanan iddianame, HDP’nin kapatılması konusunda somut deliller görülecektir. Bizim parti kapatılmasıyla ilgili görüşlerimiz açıktır. Çizgimizde bir değişiklik olmamıştır. MHP, Türkiye’nin çıkarlarının temsilcisidir. Parti yöneticisi ve üyelerinin sorumlu tutularak cezalandırılması her zaman dile getirilir. Siyasi partilerin kapatılması halinde, bu partilere oy veren seçmenler ve sorumluluğu olmayan yöneticiler de cezalandırılmış olacaktır. Sadece bireysel sorunların, siyasi yaptırımla cezalandırılması, bunların eylemlerinin ayrıca takibat gerektirmesi halinde, yargı sürecinin önün açılması en makul yöntemdir. Şiddeti ve terörü siyasal bir araç olarak kullanan, anayasal düzeni yıkmak amacıyla şiddeti savunan partilerin bu çerçevenin dışında tutulması hukuk devletinin vazgeçilmez gereğidir. İşlenen faillerin ve sonuçlarının dikkate alındığında HDP’nin kapatılması milli iradeye aykırılık teşkil etmeyecektir.

Türkiye çadır devleti değildir. Bir devletin üç temel ögesi söz konusudur. Bir devletin yıkım süreci 3 ögenin yıkımıyla başlayacaktır. Osmanlı İmparatorluğu üç ögesinde başlayan tahribatla yıkım sürecine girmiştir. CHP’ye ve İP’e göre, terörist Demirtaş serbest bırakılmalıdır. Teröriste terörist diyemeyen potansiyel suçlara ortaktır. Teröristlere cici çocuk muamelesi yapacak kadar gayri milliliğe savrulmuşlardır. CHP yönetimi teröriste değil, valilerle kaymakamlarla, çavuşlarla uğraşmaktadır. CHP yönetimi militan arıyorsa Boğaziçi’nde teröristlere eylem birlikteliği yapan DHKP-C’lilere ve il başkanlarına bakacaklar.

Terörle mücadeledeki yüksek başarı HDP’yi ürkütmektedir. CHP korkarken, İP rahatsız olmaktadır. Bunların hepsi birdir. Aynı çuvala, aynı kaba girmişlerdir. Terör örgütlerinin sonu gelmiştir. Hainlerin kaçacakları ve saklanacakları yer kalmamıştır. Zafer işareti yapan sözde milletvekilini ve zihniyetini anaların bedduaları yerle yeksan edecektir.

‘MİLLİYETÇİLİK YÜKSELEN BİR DEĞER OLARAK CAZİBESİNİ ARTIRACAKTIR’

Küreselleşmenin mağduru olan milyonlarca insan milli kimliklerine sıkı sıkı sarılacaktır. Milliyetçilik yükselen bir değer olarak cazibesini artıracaktır. Aynı iman ve iradeyle yolumuza devam edeceğiz. Güçlü merkezlerindeki radikal kaymalar, çok kutuplu, çok bilinmeyenli dünya denklemine işaret etmektedir. ABD Kongresi’ne ypaılan baskın bir dönemin bitişinin resmidir. Göreve gelen ABD yönetiminin maksatları ne olursa olsun hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Bizimle sözde ortak olanların, terör örgütleriyle özde dostluk kurması müttefikli hukukunun ne kadar içi boş olduğunu göstermektedir. Hiçbir ülkeye ille de bizi sevin demiyoruz. Yeni ABD Başkanı’nın akıl sağlığını yitiren Trump’ın hatalarını devam ettirmemesi samimi dileğimizdir.

Türkiye güçlü reformlarla hukuk, demokrasi ve ekonomi alanlarındaki iyileştirmelerle adımlarını hızlandıracaktır. 2023 hedefine hizmet başlıca görevimizdir. Hukuk ve demokrasi taviz vermeyeceğimzi değerlerdir. Başka Türkiye yoktur, ne yapacaksak milli birlik ve kardeşlikle yapacağız. Salgın sonrası dünyanın şartlarını analiz edip milli varlığımızı stratejik bir avantaja çevirebiliriz. Hep birlikte Türk millletiyiz, Türkiye’yiz.

Yeniden üretim ve değişimin önümüzdeki on yılları nasıl etkileyeceğini, salgının payının ne olacağını bugünden görmek istikbal adına hepimizin sorumluluğudur. Gücünü milletimizden, ilhamını ecdadından alan Cumhur İttifakı, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile yerli ve milli irade ile tayin etmiştir. 28 Ocak 1920’de Meclis-i Mebusan’ın duruşu gibi, TBMM’nin gizli oturumunda and içildiği gibi Misak-ı Milli vazgeçilmez yol haritamızdır. Gaiz Mustafa Kemal 13 Ağustos 1923 tarihinde ABD’li gazeteciye bunu ifade etmiştir. Misak-ı Milli’nin henüz sayfası kapanmadı, tarih hükmünü vermedi. Misak-ı Milli Kurtuluş Savaşı’nın amacını belirleyen beka metnidir. Misak-ı Milli Osmanlı Parlamentosu kararı idi. Türkiye var olacak, ebediyete kadar bağımsız olarak yaşayacaktır.

16 Ocak 2020 tarihinde sosyal medya vasıtasıyla bir açıklama yapmıştım. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın müsaadeleri olursa, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev uygun bulursa, Şuşa’da 9 derslik bir okulun yapılması hedefimizdir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev’in onayları ile okul yapma projemiz uygun bulunmuştur. Sayın Cumhurbaşkanlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Okul tamamlanır tamamlanmaz Azerbaycan’a teslim edilecektir.”

Bir Cevap Yazın